CaRoLiNe's profileHoş Geldiniz...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
Hoş Geldiniz...yoğun bakım ünitesi aşkların mekanı can çekişiyor ağır yaralı kan kaybediyor zamane sevdalarbekleyenler aşkın güya yakını doldu taştı hasta ruhların şizofren aşklarıyla şehrin hastahaneleri... |
|||||||||||||||||||
|
November 06 hangisiyim ben![]() Şu insanlardan hangisi ben'im? Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle, ağzıma, sözüme kulak asma. Hem sen beni elden çıktı bil. Yoluma kadeh madeh koyayım da deme. Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim. Hem ben tıpatıp sana benzerim. Ağlarsan ağlarım, gülersen gülerim. Asıl sen vardın ortada, ben senin elinde bir ayna. Sen yeşillikte bir ağaç, ben senin gölgen. Ben senin gôlgen olduktan sonra Hemen gider kendime bir dost ararım Kurmak için yanında çadırımı, ararım bir taze gül fidanı. Sonra sâkinin kapısına varır, vurur testimi kırarım. Sonra oturur bardak bardak içerim ciğerimden akan kanı. Mevlana Celaleddin Rumi November 03 bende kalan şarkıların var![]() Sana söyleyecek ne çok sözüm vardı. Seninse ne kadar az vaktin. Hiç durup dinlemedin, hep asılı kaldı sözcüklerim ikimizin arasında. Zamanla, dura dura bir duvar ördüler aramıza... Korkularım var biliyorsun Biliyorsun yaşamım dört duvar Ne çok şey vardı seninle yaşamak istediğim. Seninse zamanların tükenmişti. Sadece durup bakmayı görmek sanıyordun. Beni görmeye zamanın yoktu. Sadece duymayı dinlemek sanıyordun. Çığlıklarım sana ulaşmıyordu. Aramızdaki duvara bir tuğla daha ekleniyordu sonra. Sevgim duvarlarda parçalanıyordu. Sen bunu yaşam zannediyordun, benim yaşamım zannedişlerinde tükeniyordu. Duvarlardan taşmak istiyorsun Çizilmemiş duvarlarıma Kapılar dar yapılar dar Aşk geniş ovalar arar Durmaksızın yeni umutlar buluyordum kendime oyalanacak. Birgün diyordum. Bir gün mutlaka olacaktı. Yaşanması gerekenler yaşanacak, söylenmesi gerekenler söylenecek, görülmesi gerekenler görülecekti. Her gün yeni bir umutla uyanıyordum güne, O gün hiç gelmiyordu. Çıkamam duvarlarımdan Bir de buna yaşam diyorlar Bir tel koptu gitarımdan Olsun kopsun saçların var Yokken çok olan sen, çokken yok olmayı seçiyordun durmaksızın. Sana yetişemiyordu çocuk adımlarım. Yapma diyemiyordum sana. Gör beni diyemiyordum. Sen beni görmedikçe ben tükeniyordum. Sen beni duymadıkça ben susuyordum. Duy beni diyemiyordum sana, anla beni diyemiyordum. Sen uzaklaştıkça büyüyordu duvarlar ve küçülüyordu yüreğim. Etrafına çektiğin dikenli tellerde kalıyor, kanıyordu ellerim. Mavilerim yok oluyordu. Her gün yeni bir umutla uyanıyordum güne, O gün hiç gelmiyordu. Bense hep inanıyordum bir gün olacağına. Bir gün yıkılacaktı duvarlar. Dikenli tellerin yerle bir olacaktı. Acımadan dokunabilecektim sana. Sözlerim duyulur olacaktı. Olmadı. Gitgide büyüdü duvarlar. Duvarlar büyüdükçe yüreğim küçüldü iyice. Ben de duyamaz oldum çığlıklarımı. "Bize kıyma" sesleri yok olup gitti senin yaşam sandığın duvarların arasında. Kıydım bize. En çok da sevgime. Sen geçer sanıyordun. Büyüyordu. Bir gün kendimi sana anlatmaya çalışmaktan vazgeçeceğimi sanıyordun. Ben seni anlamaktan vazgeçiyordum. Bir gün benim de senin gibi düşüneceğimi sanıyordun. Ben gidiyordum. Birçok şeyi aldın ama Her bir şeyi sandın ama Gel de al bende kalan şarkıların var Bunları hiç görmediğin gibi, yok oluşumu da göremiyordun. İzin vermiyordu aramızdaki duvar. Ben her şeyi aldım yaşamdan. Sen de al. Gidiyorum. Bende kalan şarkıların var. October 25 $izofrence (seri)hadi topla yüzünü prenses.. üzülme!! katla hüznünü... kaldır çekmecene bir yerlere sakla. daha ömrünü tüketecek, nice yaraların olacak. kabukları düşecek.. yeniden kanayacak.. en sevdiğin yanlızlığını al geçir sırtına... eserse hafiften hüzün, üşümezsin.. belki elmacıkların ıslanır, fenamı yanakların allanır.. ağla,durma ağla!!!! biraz ruhun cilalanır... Sana uzak kentlerden birinde, zamanın bi yerinde, seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi. Onca zamanın üstünde eskimeyen bi düşüncesin şimdi.. İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri.. .. ... . madem ben sensiz mutluyum.. madem sensiz çok mutluyum.. o halde neden bu "gözyaşlarım" .. Uyuyamıyorum.. Yardım etsenize ßana.. ßişeyLer oLuyo ßana.. Yavaş yavaş öLüyorum sanki.. İçim titriyo, kalbim.. Ruhum sanki sıkıştırılmış bi köşede.. Nolur yardım edin .. ßana ßişiLer oLuyor.. Uyuyamıyo değiLim ßence can çekişiyorum.. Nolur yardım edin ßana.. Yavaş yavaş değil ßi çırpıda öLmek istiyorum.. Ağlıyorum.. . . Sen görme diye başımı kaldırmıyorum..
ağlıyorum kızsanda ağlıyorum.. yansada içim sessiz sessiz Sensiz/sessiz ağlıyorum.. Kimsesiz ağlıyorum.. Kalsanda ağlıyorum.. Gitsende ağlıyorum.. ..... ama ..... GİTME!!!.. ![]() October 18 SONSUZ BOŞLUK
SONSUZ BOŞLUK Bugün yine yalnızdım Sensiz ,kimsesiz , ıssız kişiliğimle Elimde çayım oturuyordum balkonumda Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... Seni unutmak acı veriyor bana istemesem de Düşünüyorum yalnızlığı Bulamıyorum cevabını Çünkü sen yoksun Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... Kitabım ,çayım ve yalnız kendi kimliğimleydim o gece Evet evet yalnız kendi kimliğim Peki neden? Yine yalnızdım Soruyorum doktoruma ,deliriyorum hergün hergece... Çünkü sen yoksun Bir tek ben mi böyleyim acaba? Neden bunu araştırmıyorum? Neden sormuyorum insanları bir kenara çekip cevabını? Yoksa istemiyor muyum? Belki de korkuyorumdur bir tek kendimin yalnız olmasından Neden bu kadar çok korkuyorum ki yalnız olmaktan? Beni bırakıp gittiği için mi? Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... şizofren-5Bir tarafı veremdir bir tarafı şizofren
Ellerinden devalar devşiren divanenin Boğazımdaki düğüm kalbimdeki kangren Diner miydi ruhumu yoklamasa neşterin Sen Güzelsin, Ben Güzelliğin Tövbecisiyim...
Şizofren kanatlarımı kırdım bu gece bulutlar geçti kafamdan, aldırmadım! gümüş iğneyi kırdım, susta kaldım altın iş görür dedim, ama gülmeden geçemedim! seni sevdim, şizofreni yanım oldun benim soğuk rüzgarların telaşı oldu sesin, anlamadım! sen güzelsin, ben güzelliğinin tövbecisiyim ama delilik kısa sürmedi, sardı hücrelerimi…ayaktayım! gücüm varlığındı, selin denizim hüzün şarkılarını sil, bu gece anlamsızım! dertlerini sala bırak, boğulurlar belki de sende şizofren yüzünü yırtıp, şen yaşarsın! ![]() Kederli cümlelerim yorgun hecelere gebe
Düşleri kırgın bir alaca karanlık aydınlığında Ki beklenir! ! ! saklı göz yaşlarıyla doğacak,boğulacak şimdi; Hazan yapraklarını dökecek eylül mü kaldı? Umut terazinin kefesindeki paslı bıçak darbesine mahkum Soğuk gurbet sancıları çook uzakta ki çaresiz! ! ! kırmızı itiraflar vurgunlarda Şimdi; Vazgeçecek gitmelerimiz mi kaldı? İpten rengarenk kuşaklar kuşanıyor, Boşlukta dolanan şizofren telaşlarım, ki hayat! ! ! oltanın ucundan kurtulan balık nefesi Şimdi; Asude sulara yazılacak ömür mü kaldı? Seninle parmak uçlarımda tutuştu yorgun düşlerimin külleri Oysa; Hatıralarımızı affedecek gün mü kaldı? Avuçlarımıza dökülecek gül mü kaldı? Elini tutamazken hüznünün
içimde biriktirdin yüzlerce ölüyü uzun seneler ölüm meleğinin yüreğindeydi yüreğin gökyüzü siyahtı güneşi göremedin saçları uzundu acılarının bir türlü kestiremedin hapsettin ruhunu karanlık kuyulara şimdi içinde mezarlar var ne çok korkardın bilirim ölülerden şimdi gecelerden yıldız derinlerinden şizofren yalnızlıkları alıp kendini bırakıp şiirlerde gidiyorsun soğuk yalnızlığına sustum
Bir garip duygu Derine kök salmakta Serzenişlerde gece yarına ruhsuz uyanmakta Çocuk yürekte bir telaş Bir hevesle utanmakta Yarışırcasına kelimeler izdihamda Kelimeler tutsak dizi dizi ağzında Bir kadın, bir karanlık odada Bir kadın bayan şizofren adında Hani bir yer olsa Kimse onu tanımasa Tanrıya emanet etse ruhunu Tanrı yeniden yaratsa Hiçbir el dokunmamış olsa ruhuna Hani dualar karşılıksız kalmasa Hatalarından ders alsa Hatalarının farkına varsa,hatırlasa Ama önce kim olduğunu anlasa Tanır mısınız bilmem Adı bayan şizofren Büyük aşklardan Büyük yaralar alan Ama savaşlardan sapasağlam çıkabilen O bayan şizofren Görebilir aslında herkes onu Birazcık aynaya dikkatlice bakabilen Yaşanılır mı unutmadan acıları Her yenilğiden sonra yenilenmeden Neden garip karşıladınız onu Bu aforoz niye? Oysa oda biz gibi Herkes gibi Senin gibi sen Benim gibi Ben Herkesin bir yüzünde silik bir izdir Bayan şizofren
sizofren_4 hadi topla yüzünü prenses.. üzülme!! katla hüznünü... kaldır çekmecene bir yerlere sakla. daha ömrünü tüketecek, nice yaraların olacak. kabukları düşecek.. yeniden kanayacak.. en sevdiğin yanlızlığını al geçir sırtına... eserse hafiften hüzün, üşümezsin.. belki elmacıkların ıslanır, fenamı yanakların allanır.. ağla,durma ağla!!!! biraz ruhun cilalanır... Sana uzak kentlerden birinde, zamanın bi yerinde, seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi. Onca zamanın üstünde eskimeyen bi düşüncesin şimdi.. İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri.. .. ... . madem ben sensiz mutluyum.. madem sensiz çok mutluyum.. o halde neden bu "gözyaşlarım" .. Uyuyamıyorum.. Yardım etsenize ßana.. ßişeyLer oLuyo ßana.. Yavaş yavaş öLüyorum sanki.. İçim titriyo, kalbim.. Ruhum sanki sıkıştırılmış bi köşede.. Nolur yardım edin .. ßana ßişiLer oLuyor.. Uyuyamıyo değiLim ßence can çekişiyorum.. Nolur yardım edin ßana.. Yavaş yavaş değil ßi çırpıda öLmek istiyorum.. Ağlıyorum.. . . Sen görme diye başımı kaldırmıyorum..
ağlıyorum kızsanda ağlıyorum.. yansada içim sessiz sessiz Sensiz/sessiz ağlıyorum.. Kimsesiz ağlıyorum.. Kalsanda ağlıyorum.. Gitsende ağlıyorum.. ..... ama ..... GİTME!!!.. TIKANDIM.. . . .. Tıkandı kelimeler tıkandı cümleler.. Tıkandı boğazımda düğüm düğüm.. Göz yaşlarım tıkandı.. Saçma salak hallerdeyim.. Tıkandı(m)(n)(k).. .. . Beni bana sor Yüreğime kor Düşüren sen Anılara sor bir dinle Sor yeni güne sor Yankı'nın hatrına Beceremedim güne sensiz bakmaya Kıyamadı asla resmini yakmaya Sensiz dimdik ayakta kalmaya Alışamadım.. Belki çalışamadım dersimi yeterince Bunu bana sormadan önce Söyle gökyüzü mavi mi hala sence? Her acının bir bedeli var Ama her tarafın bedeliyle dolu Barışık değilim günlere sayende Herbiri başka bir anlam yükledi takvimin üstüne Dolunay yok bu gece Yıldızlar şahit düşlerime Kızaran gözlerime bak.. Alışık yaşlara karışık düşler Kalbimin aynası her bi keder.. Eskiler üstüne yenisi biner Bu sefer farklı Bu beden sancı çekiyor ruhum kaygılı Kanıyor yaramın en sancılısı En sancılısı... Beni bana sor Yüreğime kor Düşüren sen Anılara sor bir dinle Karanlık her yer baksana suskun sokaklara Sorsana halimi adı neydi? Karbeyaza büründü bak her yer Yine sensiz bir yaz beni bekler Yıldızsız geceler.. Mavi mi olur gökyüzü Haydi kandıralım satalım gökyüzünü Bırak, utansın hayallerim Rest, çektim dünyaya Tuvalime işledim her bir kareni ve kast edilen her bir terimi İnat, vurdum fırçamı üstüne ve sövdüm sensiz geçen her güne Sensiz giden her cümleye bir eylem oldu adım /yeter Utanmadın mı hala Adım adım adımladım sokaklarında şehrin bak Yaz yağmuru bastırdı yorgun dizlerim Her, ayın 1'ine küskün tüm sözlerim Yine de sana laf söyletmedim mavilim, mavilim..... Sokaklarda yankılandı adın Sensizliğe hiç alışamadım Tüm sözlerim küskün sana Yine yalnızım ay ışığında ... bir sizofrene asik olmak maceraya yelken açmaktır. kime aşık olduğunuzu karıştırabilirsiniz bazen. ya da birden fazla kişiye aşık olabilirsiniz de. hatta saatlerce hareket etmeden size bakan bir sevgili sahibi de olabilirsiniz. Her akşamüstü kırılan günü toplarım kalbinde
onulmaz yaralar parçalar sensiz kılarsa beni. Şizofreniye ayarlı yüreğimde tasmalarla ben artık buralara sığamam süveyda gölgesi sararsa benliğimi sorgu da başlar o zaman bağışlanamam sıcak ilgilerden boşanıp akan gözyaşımı tutamam kahrolurum teklifinde eğildiğim anı tekrar yaşasam. Beynimi perçinleyip düştüm yollarına albenili duygulardan uzak kimliğimi yırtarak sevincine ortak oldum herşeye rağmen umarsız göründüm elim yatkınken her işe. Sonsuz uğuldamalar biçildi kulağıma bu çağda sonrasını hatırlamadığım düşlere uyandım dalgalı sularda aksimi gördüm irkildim: -bu ben miyim,yüzümü getirin bana! Yağmuru olmasa bu şehri terkederdim sınav günlerini ularken alnımın perçemine yakını ıraklaştıran seyahatlere mecbur gibi sen olmasan sen olmasan bu gülüşü kullanmazdım kanat sesleri kulağımda uğuldarken biteviye sonsuz ölümler biçilir geride kalan en son kişiye piyangolar vurur belki aklanır bu şehir de şizofrenik düş yorgunluğu kalırsa bana.
|
There are no categories in use.
![]() ![]()
|
||||||||||||||||||
|
|